Kayıtlar

Dört Günde Roma

Resim
10 günlük bir tatil planı içine 3 ülke sığdırmayı başarıp, en uzun zamanı da Roma'ya bırakıp(5 gün), Amsterdam üzerinden otobüsle Paris'e oradan ise charter uçakların mekanı Beauvais havaalanından Roma Ciampino havalanına geldik. Paris'te 2 gün kalarak yavaş yavaş güneye inme sürecimizde işler gayet yolunda gidiyordu. 10 gün içinde, biz Güney'e indikçe bizi takip eden yağmur bulutu da aynı çizgi filmlerde sevimli karakterlerin baş belası olan kara bulut gibi peşimizi bırakmadı. Nisan sonunda Amsterdam'daydık ve ben böyle soğuk görmedim, iliklerimize kadar donduk. Paris'te geçirdiğimiz iki gün içinde, her bir saatte hava durumu değişti. Yazlık elbiselerle çıktığımız Seine nehri turunda sırılsıklam ıslanıp, kendimizi metroya zor attık. Şanzelize'nin bir başından diğer başına gidene kadar ıslandık, kuruduk, yine ıslandık, yine kuruduk.(gezgin burada mübalağa yapmıyordur ) Havanın bizle bu oyunu neyse ki Roma'ya geldiğimizde olumlu olarak değişti. Yağmurluk…

CouchSurfing'i Deneyimledik

Resim
Ne zaman yeni tanıştığım birilerine gezdiğim yerlerden bahsetsem, gelecek soruları önceden tahmin ederim. Nasıldı oralar?-bu soruyu hep beklerim ama çoğu zaman gelmez, genelde şunla başlanır- AaAaAaa  ben de çok gitmek istiyorum ama zaman yok ki, sen nasıl gidiyorsun? Nerede kalıyorsun? Ne kadar harcanıyor...vb. olur. Kendim gibi birilerini bulmuşsam da bu defa daha uygun bütçelere ne kadar çok yer görülebilir, gezilebilir tavsiyelerini değiş tokuş ederiz ki bu en zevkli olanıdır, çünkü o beklediğim ilk soru (Nasıldı? Anlatsana) hemen gelir. Bir başka mutlu olurum.

Böyle anlardan birinde ismini duymuştum Couchsurfing'in. Uluslararası konaklama ve kültürel paylaşım sitelerinden biri olarak hafızamda yer etmişti, hem hiçbir ücret ödemeden gittiğiniz ülkede kısa süreli konaklama ihtiyacınızı karşılıyor, hem de kaldığınız evin sahibi, kendi şehrini, kültürünü size tanıtma olanağı sağlıyor. Aynısını siz de kendi eviniz için yapabiliyorsunuz. İlk duyduğunuzda, süpermiş ama güvenliği na…

Göçmüş Kediler Bahçesi

Resim
Sen beni yaşatabilirsin, diye geçirdim içimden.
Başı, gene, evet, dedi.
Ama yaşatmak istemiyorsun çünkü sen
Başı, evet, ben?.. dedi.
Sevildiğini bilmek istersin.
Evet.
Ama sevildiğinin söylenmesini istemezsin.
Beni söylenmemiş bir sevgide
boğabilirsin.
Evet.Çünkü...Çünkü?..
Bilemiyorum. Galiba...
Korkuyorsun.Evet.
Oyunu kestim. Tatsızlaşıyordu.
Kesmedi o.
Bekliyorum, dedi, evet...
Vazgeç, dedim başımla. Başka öksürdü. Kıpırdamıştım.
Dondum.


Göçmüş Kediler Bahçesi / Bilge Karasu

Sırt Çantam Bir de ben Devr-i Alemdeyiz-Bozcaada

Resim
Uzun tatil planları ne zaman gerçeğe dönüşür ? Planlıyım, düzenliyim ama sürprizlere de açığım diyen bir grup insan ya da bir grup insanı kendi içinde bulunduran birini nasıl bir tatil bekler ?
Yağmurun hafiften kendini göstermeye başladığı ve sonbahar da ne zaman geldi de yerini şu günlerde kışa bırakıyor dediğimiz şu zaman diliminde, ben geçtiğimiz ay yaptığım iki günlük tatilimi yad ederken, eğer yolu Bozcaada'ya düşecek birileri olur da okursa diye yazıya geçirip, asıl amacı kendimi mutlu etmek olan bu yazıyı aslında yazıdan çok fotoğraf bulanacak gezi anılarını yazayım dedim.
Bozcaada, Yunanca isimiyle Tenedos: Büyükada ve Gökçeada'dan sonra Türkiye'nin sahip olduğu en büyük 3. ada. Çanakkale iline bağlı olduğundan, bu şehre giden herhangi bir otobüs firması ile adaya ulaşım sağlanabiliyor. Geyikli'den hareket eden arabalı vapurlar ile adaya geçmek mümkün. Hafta sonu tatilleri için son yıllarda bu ada oldukça popüler olmuş ki benim gittiğim Eylül ayı kalabalığın a…

Palyaço-Bir Turgut Uyar şiiri

Resim
Bazı şarkılar vardır, hayatınızın bazı anlarında çıkıverir karşınıza; hiç beklenmeyen zamanlarda, siz sadece yalnız kalmayın diye, an'a dostluk eder. Kimi insanlar vardır; yalnız ve hayattan yorgun olduğunuz zamanlarda beliriverir karşınızda o muhteşem, içinizi ısıtan gülümsemesi ve sizi kucaklayacak kolları ile...Ve bazı sözler vardır, bir araya gelip hayatı daha anlamlı kılabilir ve senin yaşadığın hayatın aslında benim yaşadığım hayat, benim biriktirdiğim anların aslında onun birikecek anıları olduğunu anlayabilmek için. İşte bu sözler öyle adamlar tarafından kağıda dökülür ki, dönüp dönüp okursunuz defalarca ve anlamını yitirmez. Oysa her düşünce mahkumdur bir gün ölüp, nöron boşluğuna gitmeye ki - söz kalır geriye ve o söz yıllandıkça değerini kaybetmek yerine sizin yürüdüğünüz yollardaki duygularınız olur.  Hayatta bana en zor gelen şey usumu kağıdın üzerine dökebilmekken bazı insanlar vardır sanki geçmişte siz onlarsınızdır-kimbilir belki de bir başka hayatta sen Oğuz Atay, …

Bir Bilge Karasu Hikayesi ''İlk Susan''

Resim
Senin için yazmamış olduğum bütün aşkları, yeniden, baştan, yazmayı istedim. Sana.. hepsi senin olacaktı... Suçunu kimseye yükleyemem bir aşk sabahı yoluna çıkışımı. Gözyaşları ardına süzülen dünyaların kırık titrekliği ile eriyordun ışıkta. Işıklaşıyordu kapkara saçların. Başın önüne eğikti ve daha seni bilemeden, yüzünün yeniliğinde susmağa başladım. Üç defa ışıktan çalmak istedim seni.. bir kolun, bir koltuğun, bir elin kavrayışında. Üçüncüde ben kasıldım. Sense denizle ışığın boğuştuğu yerdeydin. Kış henüz geriniyordu; ötende nisanlaştı. Mevsimler uzunluğunca peşinden geldim.
Susuyordum hep. Ama, yanına gelip, durduğumu, durup durup daldığımı, senin için söylediğim sözleri yanındakilere dönerek söylediğimi fark etmişsindir. Bir deniz kenarında, bir gün köprü üstünde, bir de kof bir lodosun çalkantısındaki güvertede, bakıp gülmüştün. Susuyor, anlıyor ve gene susuyorsun sanmıştım. Bir gün bir çocukluk resmini çıkardın bir kitabının içinden; kokulu, kırışmış. Aldım.. konuştuk. O zaman,…