Balonun içinde Şeffaf bir Balık

Son zamanlarda resimden iyice uzaklaştım, ne kara kalem çalışması yapar oldum ne de bir fırça darbesi için parmaklarımı boyalara değdirdim. Resim yapmak içimdeki nöronların dışa çıkmasını sağlayan bir yoldu ama ben uzun zamandır ya hiçbir yolu kullanmadım ya da kullandığım tek yol sözcüklerle inşa edildi. Oysa ele kalem değmesi uçurumdan düşerken yüzüne kocaman bir gülümseme çizebilmeyi sağlar, çizerken tuale değen eline bulaşan renkler aslında senin vücud kimyanın renkleridir. Boya kullanmadan sadece dokunsan tuale parmak uçlarınla aynı resmi yaparsın boya kullandığın seferle. İnsanın duygularının rengidir parmak ucundan fırçaya oradan tuale akan, zamanda oluşur ; ''an''ın rengi ve tutkunun ''zamanı'' bir araya gelir ve sorsan tuale sana olan aşkını senin kurabildiğin her güzel cümleden daha renkli anlatır. En iyi sevgili sana bir tualin içinde ütopyanı sunabilendir. Fırça darbelerinin içinde gezinirken ayak izlerim düşer tualin üstüne tıpkı hayal izlerim gibi. Her resim sonunda ellerime bulaşan renkli duygularını severim ben, hiç çıkarmaya da çalışmam bırakalım duyguları anesteziyle alınmış renksiz cümbüşün içinde renkli bir yanımız olsun resimler. 
Son resmim, son kayıplığım, sıradan bir yaz gecesinde ben bir balonun içine kaçmış balık gibiyim, resimden çıkmaya hiç niyetim yok.

A.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sırt Çantam Bir de ben Devr-i Alemdeyiz-Phuket Adası

Bir Bilge Karasu Hikayesi ''İlk Susan''

Sırt Çantam Bir de ben Devr-i Alemdeyiz-Brezilya